Sülümenli Blaundos

PAYLASIMIN YENI ADRESI [gunay064]

Bağlantı Anonymous. Son ziyaretiniz:

Bağlı değilsiniz. Bağlanın ya da kayıt olun

Yeni Başlık Gönder  Cevap Gönder

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

1 BLAUNDOS´UN TARİHÇESİ Bir C.tesi Ara. 20, 2008 12:31 am


Blaundos(Sülümenli) Antik Kenti



Blaundos Antik Kenti, Usak il merkezinin 30 km. güneyindeki Ulubey ilçesine bagli Sülümenli köyü sinirlari içerisinde yer almakta ve ilçe merkezine 10 km. uzaklikta bulunmaktadir.
Lidya bölgesinde ve Frigya sinirina yakin bir noktada bulunan kentin Hellenistik Dönemde Makedonya'dan gelenlerce kuruldugu ve sehrin adinin Bloundos oldugu yaklasik 1845 yillarinda Hamilton'un Ulubey ilçesi mezarliginda bu kentten geldigi bilinen yaziti bulmasi ile kesinlesmistir. Yazitta "BLAUNDEON MAKEDONON" ibaresi vardir.
Sehir, Büyük Iskender'in ölümü ile Deokodoslar olarak adlandirilan ve imparatorlugu aralarinda çekisme konusu yapan 8 generalden Antigonos'un payina verilmistir. Bir süre Bergama Kralligi'na bagli sinir sehri olarak kalan Blaundos I.Ö. 189 yillarinda Roma Imparatorlugu'nun hakimiyetine girmistir. Bu dönemde önemli bir merkez olan kent I.S. 5. yy.'da Sivasli Ilçesi Selçikler Köyünde bulunan, Sebaste piskoposluk merkezine baglanmistir.



Blaundos, üç tarafi derin ve dik vadi ile çevrili düz bir burun üzerinde yer almaktadir. Sehrin merkezinin üç tarafinin vadi ile çevrili olmasindan dolayi disarisi ile irtibati kuzeydeki kapi ile saglanmaktadir. I.Ö. 1.yy. - I.S. 1. yy. arasinda sehirle birlikte tadilat geçiren kapinin merkeze bakan iç cephe genisligi 26,5 cm, dis cephe genisligi 23 m, derinligi 8.20 m.'dir. Kapi arazinin yapisindan dolayi yamuk plan göstermektedir.

Kapinin her iki yaninda kuleler girisin kemerli üst yapisina kadar yikilmislardir. Su andaki durumuyla 2.60 m. genislik, 2.80 m. yükseklikteki giristen sehrin merkezine geçildiginde bati yamacinda tek, dogu yamacinda alt ve üst olmak üzere 2 sehir suru vardir. Doguda alt ve üst sur arasinda kalan alanda, 140 m. uzunlukta, 37 m. genislikte stadion (Priene'de tek tarafli olan oturma siralari bulunmakta olup, tek tarafli olan oturma siralari üst sehir suruna dayanmis durumdadir.
Sehir surlari disinda ve stadionun alt kisminda (vadi içerisinde) yamaca yapilmis tiyatro binasi bulunmakta. Ancak tiyatronun sahnesi tamamen yikilmis, oturma siralarinin bir kismi saglam kalmistir.



Surlar içinde kalan sehir merkezine ise Ion düzeninde yapilmis bir tapinak ile büyüklü küçüklü yapilar yer alir.
Sehrin nekropolü iki ayri alanda bulunur. Ilki, kuzeydeki arazide mezarlik ve birkaç tümülüs ile dogudaki vadi içerisinde bulunan kaya mezarlari. Kaya mezarlari 2 kisilik oldugu gibi, 10 veya 12 kisilik aile tipi mezarlar seklinde yapilmislardir. Bunlar tonozlu yapilar olup, nisli odaciklar ve sabit lahit tipi gömütlüdürler. Çogunun koridor tabaninda da gömüye rastlanir. Kaya mezarlarinin çogunda beyaz siva, siva üzeri kizil, mavi, yesil boyalarla yapilmis bitki ve stilize hayvan motifleri ile bezenmistir.
Kent merkezi disinda kalan alanda ise Ion tarzinda 2. bir tapinak fonksiyonu simdilik belli olmayan kare planli yapi kalintisi ile birbirine bitisik durumda, tamami 14 adet olan, ancak bir tanesi ayakta kalmis kemer vardir. Kemerlerin kesin olmamakla birlikte su kemeri oldugu tahmin edilmektedir.



Usak Müzesinin 09.10.1995 tarihinde baslamis oldugu kazi alismalari, kent merkezindeki Ion tarzinda tapinagin açiga çikarilmasi ile yapiya ait bulunabilecek mimari parçalarin yerine konmasi, yani basit bir restorasyona yönelik olmustur.
Krepislerine göre 17.30 m. X 8.95 m. boyutlarinda Ion düzeninde, Prostylos tipinde bir tapinaktir. Üst yapisi tamamen yikilmis durumda olup, taban mermer döseme, alt duvarlar kalker, temeli andezit ve krepisler mermerdir. Krepisler üzerine olmasi gereken yan duvar kaplamalarindan bulabildigimiz parçalar yerlerine oturtulmustur.



Güney ön cephesi ile kuzey arka cephesi üçgen alinlikli olan yapinin sima kisminda bitkisel motifler, arslan baslari (çörten), dis sirasi vardir. Arsitav 3 fasciali olup, yazitlidir. Üst kisminda olmasi gereken tepe akroterine ait yüksek kabartmali süsleme elemanlari parçalar halinde ele geçmistir.
Arsitav üzerinde bulunan yazitlardan 4 tanesi Latince, 6 tanesi Yunanca'dir. 1833 yilinda Arundel isimli arastirmaci Sülümenli'de yaptigi arastirmada "Onxi Klaydio" Ve "Nia Temlum Port" yazitlarini okuyunca buranin Klaudios Tapinagi oldugunu sanmistir. Hamilton'un daha sonraki arastirmalarinda ise Arundel'in Yunanca ve Latince yazitlari bir arada okunmasi ile yanlislik yaptigi ve bu tapinagin Klaudios Tapinagi olmadigi anlasilmistir.
Çalismalar sirasinda kazi yeri yakinlarinda bulunan bir yazit tapinakla ilgili konulari biraz daha aydinlatmistir. I.Ö. 1 yy -I.S.1. yy. arasinda tarihlenebilen yazit ile Philetaiiros propylon yaptirmis ve bunu büyük ihtimalle Athena ile Homonia'ya adamistir. Belki de bu tapinak Athena ile Homonoia'nin ortak tapinagi da olabilir. Önümüzdeki yillarda yapilacak çalismalarda bu durum kesinlik kazanacaktir.



Kazi çalismalari ile, tapinak çevresinin açilmasi islemine baslandiginda, yapinin kuzey arka cephesinde, arka duvara 5.30 m. yan duvara ise 6.70 m. mesafede temenos duvari olarak adlandirilan duvar temeli çikarildiktan sonra dogu yan duvarin temel hizasindan kazimina baslandi. Burada yapiya bitisik Bizans Dönemi'ne ait 6.40 m. X 8.60 m. boyutlarinda ve tapinagin taslarinin kullanildigi avlu seklinde mekanin tamami temizlendi, ancak hiçbir buluntu ele geçmedi. Avlu seklindeki yapinin oldugu yerde 1970 yilinda yapilan kaçak kazilarda bulunan ve sonradan Müzeye teslim edilen bas omuz hizasindan sag kol omuzdan, sol kol bilekten kopmus. 1.90 m. boyunda I.S. 1. yy. ait kadin heykelinin parçalari aranmasina ragmen bulunamamistir.
Çalismalarin en zor kismi yikilmis üst yapi elemanlarinin kazilacak alanlardan toplanmasi olmustur. Yaklasik 200 kg. ile 4 ton arasinda degisen agirliktaki parçalar kenarlara alindiktan sonra dogu yan cephenin açilmasi bitirilerek güney yönündeki ön cepheye geçilmistir.



Ön tarafta, yüzeyde olan açik alinlilar, yazitli arsitav parçalari, sütunlar kaldirildiktan sonra tabana dogru toprak harfiyatina geçilmistir. Üst seviyeleri yakin merdiven basamaklarinin bir kisminin yerinde olmadigi büyük kisminin da parçalanmis oldugu görülmüstür.
Basamaklar tek tek ortaya çikarilirken, alttaki ilk iki basamak üzerinde yatar durumda basi boyundan, ayaklari bilek hizasindan kopmus yine M.S. 1. yy. tarihlenen 1.35 m. boyunda kadin heykeli bulunmustur. Çalismalar devam ederken sonradan heykelin ayagi ikiye ayrilmis basi bulunarak heykele birlestirilmistir. Kiton giymis olarak tasvir edilen heykelde boyun kenarinda arkaya dogru atilmis sal, ön tarafa iki gögüs arasindan çapraz sekilde gelerek bel hizasindan dolanmistir. Saçlar düzgün olarak ortadan ikiye ayrilmis ve geriye taranmis, bas arkasina topuz haline gelmistir. Bunlarin disinda bir adet bas ve gövdenin alt kismi kirik mermer adak heykelcigi de bulunmustur.
Ön cephenin tamamen temizlenmesi ile birlikte 8 basamakli 8.95 m. genisligindeki tapinak girisi de tamamen ortaya çikarilmis ve dagilmis yapi elemanlari da tek tek yerlerine oturtulmuslardir.



Genelde, çevresinin yariya yakin kismini 1.5 aylik bir sürede temizledigimiz tapinakta önümüzdeki kazilarda yapinin tamami ortaya çikacaktir.
Genelde eski dönemde doganin tahribi disinda fazla bir tahribat görmeyen Blaundos antik kentindeki bu ilk çalisma tapinak ile sinirli kalmistir. Buna ragmen verimli geçen çalismalarin önümüz deki yillarda da devam ederek bölgemiz ile ilgili arkeolojik noksanlari tamamlanmasi ve kentin tam olarak tanitilmasi düsünülmektedir.

Kullanıcı profilini gör http://sulumenli.forum6.biz

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

Yeni Başlık Gönder  Cevap Gönder

Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz